Bu makale sanal gerçeklik ve artırılmış gerçekliğin markalar için sağladığı pazarlama fırsatlarını tartışıyor.

Sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik, kullanıcıların dijital bir dünyada görmelerini, duymalarını ve dokunmalarını sağlayan iki tür teknolojidir. Onlarca yıldır video oyunlarında kullanıyorlar, ancak şimdi pazarlama çabaları ile alakalı hale geliyorlar. Nike ve Facebook gibi şirketler, müşterileri için sürükleyici deneyimler yaratmak için bu teknolojileri kullanıyor.

Sanal Gerçeklik Nedir?

Sanal gerçeklik, gerçek veya hayali bir dünyanın bilgisayar tarafından oluşturulan simülasyonudur. Kullanıcıların kendi içinde etkileşim kurması için yapay bir ortam olabilir ve 3D grafikler ve ses içerir.

Sanal gerçeklik, gelişen bir teknolojinin yanı sıra popüler bir eğlence biçimi haline geliyor. VR, 20. yüzyılın başlarından beri kullanılmaktadır, ancak yakın zamana kadar donanım ve yazılımdaki gelişmeler nedeniyle büyük ölçekte çıkış yapamamıştır.

Sanal Gerçeklik Tanımı:

“Sanal gerçeklik” terimi, 1980’lerde Jaron Lanier tarafından “EyePhone” adı verilen ilk sanal gerçeklik başa takılan ekranı (HMD) geliştirdiğinde ortaya çıktı. Sanal Gerçeklik tek bir şey değil, simüle edilmiş ortamlar aracılığıyla sürükleyici deneyimler sağlayan bir teknolojiler koleksiyonudur.

Artırılmış Gerçeklik Nedir?

Artırılmış gerçeklik, sanal ve fiziksel dünyaları birleştiren bir teknolojidir. Kullanıcının farklı cihazlar aracılığıyla gerçek dünyadaki dijital bilgilerle etkileşime girmesini sağlar.

Artırılmış gerçeklik bir süredir ortalıkta dolaşıyor ancak şimdi ana akım olmaya başladı. AR uygulamaları eğitim, sağlık, perakende ve eğlence gibi çeşitli sektörlerde kullanılmaktadır.

VR ve AR Arasındaki Farklar Nelerdir?

VR ve AR iki farklı teknolojidir. VR önünüzdeki sanal dünyayı görüntülemek için bir gözlük kullanırken, AR ise gerçek dünyanın bir görüntüsünü önünüzde oluşturmak için bir telefon veya tablet ekranı kullanır.

Bu iki teknoloji arasındaki fark, AR’nin gerçek olmayan bir görüntü oluşturması, VR’nin ise sürükleyici bir ortam yaratmasıdır.

Sanal ve Artırılmış Gerçeklik Pazarlamada Nasıl Çalışır?

Sanal Gerçeklik, simüle edilmiş bir ortam yaratan dijital bir teknolojidir. Gerçek dünyadan farklıdır çünkü bilgisayar tarafından oluşturulan görüntü ve seslerle oluşturulur. Oyunlar, filmler ve pazarlama kampanyaları dahil olmak üzere çeşitli içerikler oluşturmak için kullanılabilecek sürükleyici bir deneyimdir.

Artırılmış Gerçeklik, gerçek dünyayla karıştırılmış bilgisayar tarafından oluşturulan görüntüler oluşturan dijital bir teknolojidir. Bu, AR içeriğinin deneyimlediği fiziksel ortama sorunsuz bir şekilde karışabileceği anlamına gelir.

VR ve AR, 2016 yılında Nike’ın “Jump Into The Rift” kampanyası ve 2017 yılında Audi’nin “Digital Twin” kampanyası gibi pazarlama kampanyalarında başarıyla uygulandığı için artık sadece oyun veya eğlence amaçlı değil.

VR ve AR, Pazarlamanın Yüzünü Nasıl Değiştiriyor?

Pazarlamanın geleceği yalnızca içerik pazarlaması değil, aynı zamanda VR ve AR kullanımıyla da ilgilidir. Bu teknolojilerin tanıtılması ile birlikte, pazarlamacıların müşterilerine sundukları daha çok şey var. VR ile markalar, müşteriler için başka hiçbir yerde elde edemeyecekleri sürükleyici bir deneyim yaratabilir. Müşterileri için özelleştirilmiş deneyimler oluşturmak için AR’yi de kullanabilirler.

VR, pazarlamanın çehresini birçok yönden değiştiriyor. Tüketicilere 360 derecelik bir görüş sunabiliyor ve başka türlü yaşayamayabilecekleri şeyleri deneyimlemelerine olanak tanıyor. Ayrıca, pazarlamacıların hedef kitleleriyle nasıl iletişim kurduklarını da değiştiriyor çünkü başka hiçbir ortamdan alamayacakları bir varlık hissi sağlıyor.

Öte yandan AR, pazarlamacıların hedef kitleleriyle etkileşim kurmaları için tamamen yeni bir yol sağlar, çünkü yalnızca ürünler sunmakla kalmaz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *